Skip Navigation Links
Anasayfa
Kitaplar
Tarihten Notlar
Öyküler
İletişim
   06 Ocak 2009 Salı
Skip Navigation Links
2008 Ekim Makale
2008 Temmuz Makale
2008 Nisan Haber
2008 Mart Makale
2008 Ocak Haber
2007 Ekim Röportaj
2007 Eylül Makale
2006 Nisan Röportaj
2005 Kasım Röportaj
2005 Mayıs Makale
2005 Mart Makale
2004 Eylül Makale
2004 Haziran Kitap Yorumu
2003 Ekim Makale
2002 Mart Röportaj
2001 Kasım Röportaj
1997 Aralık Makale
1997 Kasım Makale
1997 Eylül Makale
   
Şirketler ve Danışmanlık
Oğuz Saygın'ın Eylül 2007 tarihinde EKONOMİ dergisinde yayınlanan makalesi
Amerika'da uzun yıllardır çok önemli bir müessese olan danışmanlık ülkemizde gerek siyasi, gerek ticari, gerekse sosyal alanlarda yükselen bir değer haline geldi. Danışman yaptığınız iş ile ilgili sizin göremediğiniz önemli noktaları gösteren yani saatinize bakarak size saati söyleyen kişidir.
Amerika'dan Bir Danışmanlık Örneği
ABD'de Coca-Cola ilk çıktığı zamanlarda fıçıların içerisinde kepçeyle bardaklara doldurularak satılıyordu. Firma işini geliştirmek için bir danışmanlık firmasıyla anlaştı. Danışmanlık firması analizini yaptı ve bir rapor hazırlayarak Yönetim Kurulu'na sundu. Herkes heyecanla raporun sonucunu bekliyordu. Yönetim kurulu Başkanı, raporun bulunduğu zarfı açtı. İçinde tek bir kelime yazıyordu. "ŞİŞELEYİN!".

Coca-Cola o tarihten sonra ürünlerini şişeleyerek satmaya başladı ve bu sayede dünyanın en çok tercih edilen içeceği durumuna geldi.
Türkiye'den Bir Örnek
Ülker firması, Amerika'dan ve Avrupa'dan aldığı bir çok örnekle danışmanlık müessesesinden en çok yararlanan Türk firmalarından biridir. Bu durum Ülker'in bir dünya markası olmasına sebep olan etkenlerdendir. Ülker'in ürünlerinden biri olan Cola Turka ilk çıktığı zaman Amerika-lrak savaşı yoğun bir şekilde yaşanıyordu. Türk halkının birçoğu da Amerika'nın yaptıklarını tasvip etmiyordu. Ülker'in danışmanları zamanlamayı çok iyi yaptı. Ülker firması Cola Turka reklâmlarında Amerikalıları kullanarak mükemmel bir reklâm filmi çekti. Bu reklâm filmiyle insanları etkileyen ürün, satış patlaması yaptı. Firma ürettiği kaliteli ürünle Türkiye meşrubat piyasasında çok özel ve önemli bir pazar payı kazandı.
Danışmanlığın Temel Kuralları
Danışmanlığın özünde istişare vardır. Ancak istişare yapacağımız kişileri ve danışmanlarımızı çok iyi seçmek zorundayız. Bunu yapmadığımızda büyük problemlerle karşılaşabiliriz. Kişisel ya da kurumsal anlamda danışmanlığın başarılı olabilmesi için 6 temel şart vardır.

1. Bu danışmanlığa ihtiyaç var mı?
2. Böyle bir danışmanlığı istiyor muyuz?
3. Danışmanlığı yapacak kişi ya da kuruma itimadımız var mı?
4. Danışmanımızın problemimizi çözeceğine inanıyor muyuz?
5. Danışmanın tavsiyelerini yapmak için irademizi kullanmaya hazır mıyız?
6. Marifet iltifata tabidir düşüncesiyle bu bedeli ödemeye hazır mıyız?

Bütün bu temel şartları 6İ formülü ile özetleyebiliriz; İHTiYAÇ, İSTEK, İTiMAT, İNANÇ, İRADE, İLTİFAT 
İlginç Bir Danışmanlık Örneği
Büyük bir iş yerinde yaşlı, tecrübeli ve çok yüksek maaşlı genel müdürün işine son verilir, yerine daha düşük maaşla genç bir genel müdür atanır. Yeni ve genç genel müdür çok iyi okullarda okumuş bilgili ve istekli bir kişidir. Ancak çok fazla bir tecrübesi yoktur. Bu yüzden eski genel müdürün yanına gider ve kendisinden danışmanlık istediğini söyler. Tecrübeli eski genel müdür bu teklifi kabul eder ve ona sıralı 3 zarf verir. Bu zarfları büyük bir problemle karşılaşmadan açmamasını ve her problemde sadece birini açıp bakmasını söyler.

Genç genel müdür sevinerek ayrılır ve hevesle işinin başına geçer. Kapalı zarfları dolabının çekmecesine koyar ve bir süre sonra da onları unutur.
Ancak işler genç genel müdürün umduğu gibi iyi gitmez. Bir müddet sonra yönetim kurulu genel müdürden kötü gidiş hakkında bir rapor hazırlamasını ister. İşte o zaman genç müdürün aklına zarflar gelir ve birinci zarfı açar. Zarfta şöyle yazmaktadır: "Beni ve ekibimi kötüle".

Genç genel müdür yönetim kurulunun karşısına çıkar, zarfta yazdığı gibi eski genel müdür ve ekibinden bir enkaz devir aldığını ve bunun düzelmesinin zaman alacağını söyler. Yönetim kurulu genel müdüre 6 aylık bir süre tanır. Ancak işler yine iyi gitmez ve 6 ay sonra genç genel müdür ikinci zarfı açar. İkinci zarfta şöyle yazmaktadır: "Yardımcılarını kötüle ve onların değişmelerini iste".

Genel müdür denileni yapar. Yönetim kurulu yardımcıların değişmesini kabul eder ve ona bir 6 ay daha süre verir. Aradan 6 ay geçer, ancak işler sürekli kötüye gitmektedir. Yönetim kurulu üyeleri kızgınlık içindedir. Genel müdür yeniden toplantıya çağırılır. Genç adam toplantıya gitmeden önce üçüncü zarf aklına gelir. Zarfı açar; şunlar yazmaktadır: "Sen de 3 zarf hazırla".
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------