|
|
|
|
OGS Şifreleriyle Satış Yöntemleri |
|
Ekim 2007 tarihinde KİŞİSEL GELİŞİM
dergisinde yayınlanan röportaj |
 |
Kişisel Gelişim uzmanı Oğuz Saygın geliştirdiği OGS şifreleri ile kendi deyimiyle
insanların zihinsel otoyollarına giriyor. Pazarlama stratejileri içinde bir marka
olmaya aday dediği OGS şifreleriyle satış yöntemi sayesinde müşteriyi bilinçaltına
verilen mesajlarla ikna edilebileceğini söyleyen Saygın, bu yolla direkt olarak
verilen mesajlardan çok daha başarılı olacağını savunuyor.
Köprü ve otoyollardan geçenler bilir OGS’nin ne anlama geldiğini. Otomatik Geçiş
Sistemi olarak adlandırılan OGS, nakit gişelerinde sıra beklemek yerine, zamanı
daha verimli kullanmak ve beklemek istemeyenlerin kullandığı bir yöntemdir esasen.
|
|
Oğuz Saygın da bu yöntemden hareketle "ikna teknikleri" açısından en başarılı yöntem
dediği OGS şifrelerini ortaya atıyor. "Eğer insanların zihinsel otoyollarında rahatlıkla
geçebileceğiniz OGS şifrelerinize sahipseniz onu iknaya götürebileceğiniz birçok
yol vardır" diyen Saygın, bu şifrelerin bilinçaltına hitap eden şifreler olduğunu
vurguluyor. Zaten ona göre insanları ikna etmenin en önemli yollarından biri bilinçaltına
hitap etmek. Saygın bu şifrelerin neden kullanılması gerektiğini şöyle özetliyor:
|
"İnsanların bilinçli beyinlerini ikna etmek oldukça güç, çünkü genellikle bu yollar
kapalı. Bunun temel sebebi de insanların kararlarını duygularıyla veriyor olmaları.
Duygularla verilen kararlar daha sonra mantık tarafından onaylanıyor, daha doğrusu
mantık duyguların verdiği kararların 'doğru' olduğuna inandırılıyor. Bu nedenle
kesinlikle ve kesinlikle bilinçaltına göndermeler yapacaksınız. Asla "şunu yap ya
da şunu yapma" demeyeceksiniz. İkna bir sanattır. İnsanlar hiçbir zaman birisi istedi
diye kararlar almak, "dolduruşa" gelmek istemezler."
Biz de, "İkna tekniklerini çok iyi bildiğinizde herkese her şeyi yaptırabilirsiniz"
diyen Oğuz Saygın'a geliştirdiği yöntemleri sorduk.
|
 |
Geliştirdiğiniz OGS şifrelerinden bahseder misiniz?
Nedir bu şifreler?
İnsanların bilinçli beyinlerinin 'hayır' diyeceği şeylere, bilinçaltından
girerek 'evet' dedirtebilmektir OGS. Duygulara hitap etmektir. İnsanların duygularına
hitap edecek şifreleri yani mesajları iletebilmektir. İnsanların duygularına hitap
edecek hemen her şey OGS şifresidir diyebiliriz.
|
 |
Bilinçli beynin hayır demesi derken...
Mesela herhangi bir şekilde bir satış yapacaksanız ve "Ben bunu satmak istiyorum"
mesajını direkt olarak verirseniz, insanların bilinçli beyni otomatik olarak "hayır,
almayacağım" cevabı verir. Hiç kimse bir başkasının kendisini zorlamasıyla ya da
direkt olarak yönlendirmesiyle bir şey almak istemez. Orada zıtlık özelliği vardır
çünkü. Özellikle gençlerde görebiliriz bunu. Çünkü onlar anne, babalarının istediklerini
yapmak yerine, özellikle onların istemediklerini yapmak isterler. Burada da aynı
etki söz konusu.
Pazarlamada OGS şifrelerinin çok işe yarayacağı görüşündesiniz. Nasıl işe yarar bu şifreler?
OGS şifrelerindeki temel nokta karşı tarafın
size sorular sormasını sağlamak. Böylece bilinçaltına bir takım mesajlar göndererek
ürününüzü ya da hizmetinizi "satmak"
yerine müşterinin almasını sağlarsınız. Bu
yöntemlerle talep ilk olarak müşteriden geliyor. Kısacası müşteriyi soru sormaya
yönlendirerek, ürünü anlatmak ve onu satmak.
Nasıl sorular bunlar peki?
Bir örnekle
açıklayayım bunu. Mesela bir kitap fuarında, kitabımın olduğu standı inceleyen kızlar
gördüm. Onlara yaklaşarak, "Bu kitap benim hayatımı değiştirdi"
dedim, "nasıl yani" diye sordular. "Çünkü o kitabı ben yazdım" diye yanıtladım.
Herkes kitabı satın aldı. "Bu kitabı yazdım
ve satıyorum, alın" deseydim aynı etkiyi göstermezdi.
|
Uyum yoksa ikna da yoktur
satış da yoktur.
OGS şifrelerini kullanabilmek için olmazsa olmazın karşı tarafla
sağlanması gereken uyum ve ahenk olduğuna dikkat çeken Saygın, ancak bundan sonra
kişinin bilinçaltına hitap edebileceğimizi anlatıyor. Nerede uyum ve ahenk sağlamalıyız
dediğimizde de, "Beden dilinde, konuşma hızında, ses tonunda, nefes alış-verişte,
kullanılan kelimelerde, değer ve inançlarda" cevabını alıyoruz Saygın'dan.
Bahsettiğiniz ahengin sağlanması için yani kişinin beden dili, konuşması özellikle
de inanç ve değerleri noktasında iyi bir analiz ve gözlem gerekli. Bu nasıl yapılabilir?
Analizin başarılı olma şansı nedir?
Bazı sorular sorarak bu uyum sağlanabilir. Neye bakacağınız bilirseniz bulursunuz.
Kişinin söylediklerinden ya da davranışlarından bunu anlarsınız. Ya da hangi cevabı
alacağınızı bildiğiniz soruları sorarak da bunu sağlayabilirsiniz.
Kişinin değerlerini iyi gözlemlemek gerek. Mesela sağlığa mı önem veriyor, o zaman
sağlıkla ilgili ürünleri ona satma olasılığınız yüksektir. Ya da sağlığına önem
vermiyor, ama ailesine önem veriyor. O zaman ailesinin sağlığıyla alakalı
|
 |
göndermeler
yapabilirsiniz. Ve böylece kendi sağlığını düşünmese de sırf ailesinin sağlığı için
bir sağlık ürününü satın alabilir. Değerler sıralaması çok önemli, onun hangi değerlere
sahip olduğunu bilmek burada çok işe yarar.
Ortak noktalar da yakalamak önemli sanırım.
Kişiyle ortak sevilen bir şey mutlaka vardır. Ya da ortak bir düşman vardır.
Vergiler ya da zamlar ortak düşman olabilir mesela, ya da aynı takımı tutuyorsunuzdur.
Burada ortak yanı bulabilmek sizi sonuca götürür. Siz karşı tarafa eğitiminizle,
kariyerinizle, deneyiminizle ilgili mesaj vermek istediğinizde bunu direkt olarak
verirseniz yine bir karşıtlık oluşur. O nedenle kendinizi övmek yerine, belirli
noktaların önemine dikkat çekerseniz başarılı olursunuz. Küçük hikâyeler anlatmak
da bilinçaltına mesaj göndermenin en güzel yoludur. Hikâyelerin içindeki ayrıntıları
kullanarak, çeşitli imalar yapılır ve mesaj gönderilir.
Ne gibi hikâyeler?
Danışmanlık hizmeti almak için çocuklarını getirenler oluyor. Ancak bazen bakıyorum
ki, çocuk yerine anne, babaya danışmanlık yapmak gerekiyor. Onlara hikâyeler anlatıyorum
ve onların mesaj almasını sağlıyorum. Korumacı anne babalar için anlattığım bir
hikâye vardır mesela: Bir baba-oğul çiftliklerinin bahçesindeyken, çitlerin arasından
içeriye giren sahipsiz bir at görüyorlar. Atı sahibine götürmeye karar veriyorlar.
Küçük çocuk bunu nasıl yapacaklarını merak ederken, atı alıp yola çıkıyorlar. At
su içmek ya da yol kenarlarında bir şeyler yemek için yoldan her çıktığında onu
tekrar yola koyuyorlar. Bir süre sonra at yol üzerinde bir çiftlikten içeriye giriyor.
Sahibi atı görünce oldukça şaşırıyor. "Bu atın benim olduğunu nereden anladınız"
diyor. Onlar da "biz sadece yolda tuttuk, at kendisi geldi" diyorlar. İşte bu korumacı
anne-babalara verilebilecek en güzel bilinçaltı mesajıdır. Onlara "çocuğunuzu kolundan
tutmayın, yolda tutun" diyorum.
|
|
|
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
|