|
|
|
|
Edward de Bono ve Düşünme Yöntemleri |
|
Oğuz Saygın'ın 14 Aralık 1997 tarihinde HÜRRİYET gazetesinde
yayınlanan makalesi |
İnsan gelişimine en fazla katkıda bulunan bilim adamlarından
biri olarak kabul edilen Edward de Bono, ünlü "New Thinking" seminerini vermek üzere İstanbul'a geliyor.
Onun için o kadar çok yazıldı ki, ben bunlara ekleme yapmaktansa, De Bono'nun iş
hayatı ile ilgili bazı tespitlerini aktaracağım.
De Bono, "Rekabetüstü" adlı kitabında rekabetin özünü şu fıkra ile açıklıyor: "İki
çocuk ulusal parklardan birinde gezinirken, saldıracakmış gibi görünen bir ayıyla
karşılaşmışlar. Çocuklardan biri, hemen kaçmalarını önermiş. Diğeri ise sakince
yere oturup koşu ayakkabılarını giymeye başlamış. Öbürü şaşkınlıkla ona bakıp, "Yoksa
ayıdan daha hızlı koşacağını mı sanıyorsun?" diye sormuş. Yerde oturan başını kaldırıp,
"Hayır, ayıdan hızlı koşmam gerekmez ki, senden hızlı koşmam yeter" demiş.
Rekabet, ayakta kalmak için gereklidir diyor de Bono. Rekabetüstü olmak ise, başarı
için gereklidir. İşte bu nedenle ikisini birbirinden ayırmalıyız. Rakip olmazsa
rekabet olabilir mi? Hayır, çünkü rekabet kendini başkalarıyla karşılaştırmaya dayalıdır.
Rakip olmazsa rekabetüstü olunabilir mi? Evet, çünkü bu durumda amaç daha iyi değerler
üretmeye çalışmaktır. Daha önce ürettiğiniz değeri aşmaya çalışırsınız.
Edward de Bono ayrıca günümüzün analitik düşünme yöntemini şekillendiren, eski Yunan düşünürlerinin
insanı eksik düşünmeye alıştırdığını ve yanlış düşünmeye mahkum ettiğini söylüyor.
De Bono'nün bazı çok önemli buluşların ilk değerlendirmeleriyle ilgili saptamaları ise şöyle: |
 |
• Daktilo makinesi başlangıçta
yalnızca görme özürlülere yardımcı araç olarak görülmüştü.
• Tükenmez kalem pazarının,
hava basıncının azalmasından ötürü dolmakalem kullanamayan havacılarla sınırlı olacağı
sanılmıştı.
• İlk pazar hesapları, tüm dünyadaki bilgisayar talebinin sekiz makineyle
sınırlı olacağını göstermişti.
• Koca bir fotokopi makineleri sanayiini yaratan
Xerox işlemi, yalnızca basıma yardımcı bir yol olarak görülmüştü. Hatta
IBM, kendisine önerilen bu sistemi reddetmişti.
• Western Electric, başlangıçta
kendisine önerilen Alexander Graham Bell patentlerini istememişti. Çünkü telefon
yalnızca elektronik bir oyuncak olarak görülüyordu. |
|
Bu tespitlerden sonra aklıma
okul yıllarından bir anım geldi. Bir gün okulda balığın iç organlarını inceliyorduk.
Bir arkadaşım öğretmene, "Balığın iç organlarını öğreneceğimize,
taze mi
bayat mı olduğunu öğrensek daha faydalı olmaz mı?" diye sorunca öğretmenimizin kızgınlıkla
onu azarladığını unutmuyorum. Bu anı bende düşünme konusunda fevkalade negatif bir
motivasyon meydana getirmişti. Geçmiş yıllarda ülkemizde meydana gelen birçok olayı
göz önüne aldığımızda, de Bono'nun düşünmeyle ilgili fikirlerine ne kadar ihtiyacımız
olduğu açıkça ortaya çıkıyor.
|
|
|
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
|