|
|
|
|
Kasım 2001 tarihinde EĞİTİM dergisinde yayınlanan röportaj |
Çocuk eğitiminde geçersizliği ispatlandığı halde günümüzde hala uygulanan yöntemler nelerdir?
En başta "ezber" gelir. Çocukların eğitiminde yıllar öncesinden belirlenen
müfredatları her yıl yine aynı kalıp içinde kalarak "Doğru olan bu!" deyip ezberletiyoruz.
Çocukların "Ama neden?" sorularını cevaplamıyoruz. Problemlerimize sebep aramaksızın
deneme-yanılma yoluyla devamlı sistem değiştirerek kamburu çıkmış eğitimi dikleştirmeye
uğraşıyoruz. Sonuçta millet olarak çoğunlukla üretemiyor, sadece taklit edebiliyoruz.
Acilen "Ama neden?" sorusunu sorabilen nesillere
ihtiyacımız var. Neden sorularıyla başlayıp nasıllara geçen ve niçinleri araştırıp
bulan bir nesil ezber yönetimiyle yetiştirilemez. Nedenleri sorabilen çocuklar,
ancak "Öğrenmeyi Öğrenen" çocuklar arasından çıkar.
|
Zamane çocuklarının zihnî ve fizikî özellikler bakımından eskiye nazaran çok
daha erken geliştiği belirtiliyor. Aile büyükleri bu durumda ne tür tedbirler almalıdır?
Çocuklarımızın yeteneklerini erken keşfetmeli ve onları başarılı oldukları tiyatro,
müzik, resim veya bir spor dalına yönlendirmek, çocuklardaki büyük potansiyelin
açığa çıkması için en güzel yoldur. Bugünkü birçok meşhur kabiliyet, zamanında anne
babalarının veya yakın çevrelerinden birinin tesbitiyle, bulundukları alana yönelmiş
kişilerdir. Küçük yaşta anne-babanın çocuğun yeteneklerini keşfetmesi ve onları
başarılı olacağı dallara yöneltmesi son derece önemlidir.
|
 |
Televizyon, internet gibi bilişim teknolojileri başarılı çocuk yetiştirmede nasıl kullanılmalıdır?
Küçük yaşlarda televizyondaki bazı çocuk programlarını seyretmek faydalı olabilir. Ancak bunun büyüklerin denetiminde
belli bir süreç içinde kalınarak yapılması gerekir. Bu çocuğun ilk yıllardan itibaren
hayatta bazı kuralların olduğunu farketmesini de sağlar. Herşeye evet demek yerine
bazı şeylere hayır demek çocuğun farklı alternatifler aramasına imkân tanıyacaktır.
Hatta bu programları birlikte seyretmek ve olayları
yorumlayarak tekrarlamak, teknolojiyi iletişimde kullanmanın en güzel yoludur. Bunu
internet ve bilgisayar oyunlan için de söyleyebiliriz.
Ana-babaları iyi eğitim almış çocukların büyük kısmı kılı kırk yararcasına titizlikle
yetiştiriliyorlar ama canlı bir robota benziyorlar. Normal hayatta riske girmekten
korkan, cesaretsiz, heyecansız bir kişilik ve çoğu zaman psikolojik ve psikiyatrik
bozukluklar sergileyen bu çocuklar hakkında neler söylenebilir?
Yüksek eğitim görmüş birçok anne-baba kendi kontrollerinde olmadığı halde çocukları
adına bazı hedefler koyuyorlar. Çoğunlukla koydukları bu hedefin çocuğun yeteneklerine
uygun olup olmadığını, hatta onların bunu isteyip istemediğini düşünmüyorlar. Bu
durum çocukları istemedikleri bir şeyle zorla uğraşan, kendileriyle ve toplumla
barışık olmayan fertler haline getiriyor. Anne-baba çocuklarına iyi eğitim aldırmak
için ellerinden gelen herşeyi yapmalı ama meslek ve kariyer seçimini çocuklarına
bırakmalıdırlar.
Meşhur ve önemli şahsiyetlerin çocukları genellikle "Bu çocuk filânın mı?" dedirtecek
derecede acayip bir manzara arzediyorlar. Bu tezatın perde gerisinde neler var?
Toplum tarafından tanınan ve benimsenen birçok kişi topluma yönelik vazifelerini
düşünürken ailelerine olan sorumluluklarını çok defa unutuyorlar. Topluma hizmet ederken
gösterdikleri fedakârlığı ve sabrı, kendi aile ve çocukları için gösteremiyorlar.
Bu yüzden bu kişilerin çocukları kendilerinden beklenmeyen özellikler sergiliyorlar.
Çocukların gerçek anlamda sevgiyi hissetmeyişleri, beklenmeyen bir fert olmalarının
en önemli sebebidir.
Çocuğun kabiliyetleri doğrultusunda gelişmesini sağlamak için neler yapılmalı?
Ben her çocuğun dahî adayı olduğuna inanıyorum. Onları
dahî olmaktan men eden şey
bilinçsiz anne-babaların ve öğretmenlerin tutumudur.
Çocuğun kabiliyetlerini geliştirmek için onlara fırsat tanımak, yani yeteneklerini ortaya koyabilecekleri bir ortam sağlamak gerekir. Oğlumun spora yatkın olduğunu keşfettim ve onu masa tenisi sporuna yönelttim. Kısa zamanda İstanbul şampiyonu
oldu. Kızımla her hafta sonu diğer talebelerimle yaptığım hafıza eğitimi ve zekâ
geliştirici çalışmalar yapıyoruz. Henüz on yaşındaki kızım Merve yüzlerce insanın karşısına
çıkarak çok güzel hafıza gösterileri yapıyor ve kendine güveni her geçen gün artıyor.
|
|
|
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
|